HSDPA ve WiMax üzerine Düşünceler

Ülkemizde 10 yılı aşkın süredir GSM altyapısı üzerinden mobil ses ve veri hizmetleri alsakta dünyada bir çok yerde henüz ilk 3G kurulumları hakkıyla kullanılmadan, yeni nesil 3G yada 3.5G diye adlandırdığımız HSDPA (High Speed Download Packet Access) teknolojisi tüm operatörlerin odaklandığı en önemli konu haline geldi.

HSDPA kendi içinde sürekli gelişmekle birlikte mevcut 3G şebekelerinden 4 kat hızlı, GPRS/EDGE’den 15 kat hızlı veri aktarımı (download) imkanı sunuyor. Bu hızı sayesinde dosya boyutu yüksek olan müzik içeriklerini, video görüntülerini kısa sürede indirmeyi yada pratikte ki 3.5 Mbps hızıyla cep telefonundan televizyon izlemeyi, görüntülü görüşme yapmayı daha da olanaklı kılıyor.

Wimax’in kendini ilk konumlandırması ise, Wi-fi hotspotlarını birbirine bağlamayı hedefleyen bir (Metropolitan Area Network) MAN teknolojisi şeklindedir. Bu sayede en uç noktada kabloya ve DSL ile internet erişimine de alternatif olacağı düşünülmüştür.

Kullanım alanlarının genişletilmesi düşüncesi, pratikte elde edilen 7-8 km çapındaki NLOS (non light of sight) kullanım Wimax açısından Mobil teknolojilerle kesişen ortak alanlar oluşturuyor. İşte tam bu noktada HSDPA mi Wimax mi olmalı? sorusu ortaya çıkıyor.

HSDPA’in çok az bir çabayla mevcut 3G şebekelerinde kullanılabiliyor olması ve GSM operatörlerinin 3G’ye teknolojinin zoruyla da olsa geçişleri, HSDPA’in sayıları 1.5 milyarı geçen cep telefonu sahibi kitleyi ve o kitleye hizmet veren tüm altyapıyı da arkasına almasını sağlıyor.

Tüm bu anlatılanlardan sonra Wimax gibi yeni ve standartları henüz tam olarak oturmamış, altyapısı kurulu olmayan bir teknolojinin kısa vadede HSDPA’e, teorikteki 70 Mbps’lık yüksek hızı dışında kafa tutmasının zor olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Aslında birçok uzman bu iki teknolojinin birbirine rakip değil, aksine birbirini tamamlayıcı unsurlar olacağını düşünmekteler. Mobil operatörlerin Wimax lisansı almak kaydıyla mevcut antenlerini Wimax ile ortak kullanmaları ve yüksek band genişliği gerektiren noktalarda bu ihtiyacı böylelikle karşılamaları en azından ilerisi için ortaya atılan önerilerden biridir.

Mobil operatör, ekipman ve telefon üreticilerinin Wimax ve benzeri teknolojilere biraz mesafeli duruşları ve şu anda daha çok kazandıran en iyi bildikleri bir işe devam etme düşünceleri, Wimax gibi biraz geç doğmuş bir teknolojinin tutunmasının önündeki en büyük engeldir.

Önümüzdeki 5-10 yıl içinde Wimax’in kimseyi ürkütmeden ve kimsenin ayağına basmadan daha sessiz ve ılımlı bir rota çizeceğini, daha çok ev ve işyerindeki telefon ahizelerinin kablosu dışında diğer tüm kabloları ortadan kaldıracağını ve Wi-fi ile daha yakın ilişkiler içine girip, Laptoplardan mobil internet erişimine ivme kazandıracağını ancak bu sayede pazardaki konumunu güçlendireceğini düşünmekteyim.

KategorilerGenel