Open Source Nedir ?

Open Source (Açık Kaynak) kavramı özellikle ülkemizde çok fazla basite indirgenmiş bir kavramdır. Aslında open source dediğimiz şey gerçekte çok basit bir kavramdır. Fakat benim ilk cümlemde “basite indirgenmiş” diyerek anlatmak istediğim şey; kavramın içinin boşaltılmasıdır…

Open Source kavramı bugüne kadar hep yazılım geliştirme süreci ile birlikte kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıktı. Zaman zaman birileri bu kavramı karşımıza böyle çıkardı ve bizde karşımıza her sunulan şeyi kabullendiğimiz gibi bunu da hep bu şekilde kabullendik. Fakat gerçekte open source denen kavramı sadece yazılım geliştirme gibi bir alan ile sınırlandırmak bu fikirsel akıma tamamen haksızlık yapmak demektir.

Open source’ ün ne olduğuna geçmeden önce bugüne kadar bize anlatılanlardan bahsetmek gerekirse; en basit hali ile kaynak kodu açık bir şekilde yazılım geliştirme sürecidir diyebiliriz. İlk bakışta herhangi bir mantığa dayandıramadığımız bu süreç üzerine biraz düşününce aslında son derece iyi niyetli bir düşünce olduğunu anlıyoruz. Buraya kadar bir sorun yok zaten. Fakat sorun bu kavramı bu kadar sığ bir şekilde açıklayıp gerisini getirememekten kaynaklanıyor.

Bu durumu neden bir sorun olarak gördüğüme gelirsek eğer şunu söyleyebilirim ki;
bu kavramın içi sığ tutulduğu sürece, open source kavramı kendi ideolojisine tamamen zıt olan farklı ideolojilerin(örneğin kapitalizm gibi) kendi çıkarları doğrultusunda onu sömürmesi devam edecektir. Bu cümleden sonra biraz durup düşünmek gerekiyor sanırım. Çok ufak bir örnek vermek gerekirse, günümüz de tamamen kar elde etmeye odaklanmış ulusararası bir X firması , 2-3 tane open source projeye imza atıp, bakın biz de open source’ e destek veriyoruz imajı yaratarak programcıları kendi cephesine çekmeye çalışmaktadır. Üstelik bu çabalar özgür düşüncenin hakim olması gereken üniversite salonlarında gerçekleştirilmektedir. Farklı bir örnek daha vermek gerekirse benzer girişimler sanat alanında da görülebilmektedir. Bir çok küresel firma bir yandan çevreyi kirleterek Dünya’yı yaşanmaz bir hale getirirken bir yandan da sanata destek veriyoruz imajı yaratmaya çalışır. Peki bunu neden yaparlar? Bu sorunun cevabı tamamen ayrı bir yazı konusudur, dolayısıyla bu bölümü burada bitirerek open source’ ün bize anlatılmayan kısımlarına değinmek istiyorum.

Open source için öncelikle söylenmesi gereken ilk şey bence; asla ama asla sadece yazılım geliştirme süreci ile alakalı bir kavram olmadığıdır. Aksine open source’ ü hayatın her alanında görebiliriz. Yeter ki doğru açıdan bakalım.

Open source, insanların hayata bakış açıları ile örtüşen bir fikir akımıdır. Hayattan tek beklentisi sadece kendini kurtarmak olan ve öğrendiği herşeyi kendisine saklayan insanların sahip olamayacağı bir bakış açısıdır.

Open source, tüm insanlığı daha iyiye ve daha doğruya götürecek bir fikir akımıdır. Dolayısıyla paylaşımcı ve pozitif bir bakış açısıdır. Bir bilim adamının bir hastalığa karşı bulduğu bir ilacın formülünü diğer bilim adamları ile paylaşması da özünde bir open source ‘e destek hareketidir. Bir programcının geliştirdiği bir mimariyi insanlara anlatmasıda…

Open source’e bir programcı bakış açısıyla bakarsak eğer ilk olarak, sadece kaynak kodu açık bir şekilde yazılım geliştirmek demek değildir diyebiliriz. Bu durum sadece yapılması gereken adımlardan biridir. Önemli olan open source denen kavrama neden ve nasıl sadık kalmanız gerektiğidir. Örneğin open source olmayan araçlar ile open source’ e destek verilebilir mi ? Bu sorunun cevabının zaman zaman değişkenlik gösterebileceğine inandığım gibi genel olarak bence evet diyebilirim. Çünkü işin özünde insanlara bir fikir vermek, bir fikri paylaşmak vardır. Eğer yaptığınız işle insanlara bir fikir veremiyorsanız bunun sizden başka kimseye bir faydası yoktur. Bu da open source kavramına tamamen terstir.

Örnek vermek gerekirse bir içerik yönetim sistemini sadece açık kaynak kodlu şekilde geliştirirken insanlara bir fikir veremiyorsanız bunun hiç bir anlamı yoktur. Hatta bence bu tamamen bir zaman kaybıdır. Burada bence bakış açısı şu şekilde olmalıdır; siz veriye erişim için bir mimari geliştirmiş olabilirsiniz ve bunu bir içerik yönetim sistemine entegre şekilde örnekleyerek insanlara sunarsınız. İşte bunu yaptığınız zaman tüm programcılara bir fikir vermiş olursunuz. Burada ki amacınız içerik yönetim sistemi değil, veriye erişim mimarisidir. İçerik yönetim sistemide bu amacın anlatılmasını kolaylaştırmak için kullanılan bir araçtır sadece…

Bu anlattıklarımın hepsi bir yana open source ‘de gözden kaçan bir nokta daha vardır ki oda, geri bildirimdir. Geri bildirim sayesinde sizin paylaştığınız fikirler insanlar tarafından yorumlanır ve bir şekilde size geri döner. Bu sayede siz kendi fikirlerinizin ne kadar doğru veya ne kadar yanlış olduğunu çok net bir şekilde öğrenir ve kişisel gelişiminizi çok olumlu bir şekilde sürdürebilirsiniz. Kendi fikirlerini kimseyle paylaşmayan bir insan neyin doğru neyin yanlış olduğunu asla ama asla öğrenemez bence.

Tekrar etmek gerekirse, open source; sadece kaynak kodu açık bir şekilde yazılım geliştirme süreci demek değildir.Aksine open source’ ü hayatın her alanında görebiliriz. Yeter ki doğru açıdan bakalım.