Hürriyet Hakkımızdır Treni Sakarya’da Deprem

Hürriyet Hakkımızdır Treni’ni 37’nci durağı ’da karşılayanlar arasında bulunan Vali Yardımcısı Adem Saçan, “Bu tür sosyal sorumluluk projeleri ülkenin gelişimine ciddi katkılar sağlamaktadır” dedi.

Hürrİyet Treni’ni Adapazarı Garı’nda, Belediye Bandosu, öğrenciler ve coşkulu bir kalabalık karşıladı. gönüllüsü olarak trene bir kez daha gelen Prof. Ahmet Mete Işıkara, çocuklar ve gençler tarafından yine bir popstar gibi karşılandı.

Hürriyet Treni projesini çok önemsediklerini söyleyen Vali Yardımcısı Adem Saçan, “Hürriyet Treni’nin ’yi dolaşması vatandaşımıza bilgi anlamında önemli katkılar sağlayacaktır. son 20- 30 yıl içersinde önemli ilerlemeler kaydetti. Bu tür sosyal sorumluluk projeleri de ülkenin gelişimine ciddi anlamda etki edecektir” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Turan da “Çocuklar ve çocuk hakları ön planda. Ayrıca depremle ilgili ’ın yer alması bizi de çok sevindirdi. Burası deprem kuşağında olan bir bölge. Vatandaşlarımızın bu konularda bilgilendirilmesi bizi mutlu etti” diye konuştu.

Işıkara’ya göre cinayet

Kuzey Anadolu Fay Kuşağı’nın en fazla yıkım yarattığı bölgelerden biri olan ’da 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nden sonra ağır ve orta hasarlı binaların az hasarlı hale dönüştürüldüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ise şöyle devam etti:

“Ağır ve orta hasarlı binaların az hasara dönüştürülmesi bana göre cinayettir. Gençlerimizi, çocuklarımızı o mezarlarda yani evlerde oturtuyoruz. bunu unutmamalıdır.”

Oldu bitti demeyin

Sakaryalıların “1999 Marmara Depremi’ni yaşadık ve bitti” dememesi gerektiğini de belirten Işıkara, “Geyve ve Mekece arasında bulunan Kuzey Anadolu Fay zonunun güney kolu çok sessiz duruyor. İkinci olarak da Marmara depremi tehlikesi var. ’da zorunlu deprem sigortası kapsamına giren konut sayısı 125 bin 109. Bunlardan zorunlu deprem sigortası olanların sayısı 45 bin 613. Yani konutlarımızın yaklaşık yüzde 36’sı depreme karşı güvence altına alınmış. Bu oranın artması gerekiyor” dedi.

EN MUTLU ÇOCUKLAR

Gar Meydanı’ndaki etkinliklerde çocuklar, Coca Cola Mutluluk Bandosu ile coştu, müzik çalışmalarına katıldı, Uluslararası Af Örgütü’nün Haklı Çocuk Oyunu’nu oynadı ve Akbank Çocuk Tiyatrosu’nun En Mutlu Kim adlı oyununu izledi.

TRENDE SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ

Dün 68’inci yaşına giren Prof. Ahmet Mete Işıkara için Hürriyet Treni’nin salon vagonunda bir sürpriz doğum günü kutlaması yapıldı. Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, Yönetim Kurulu Üyesi Okan Utkueri ve Genel Sekreteri Serpil Öztürk, Eureko Bölge Müdürü Yasemin Yenipazar Arslan da hocayı kutlayanlar arasındaydı.

Emel Armutçu: Sayın Hürriyet Treni?

Hürrİyet Treni bugüne kadar çok dert dinledi ama galiba ilk kez bir dilekçe aldı. İki sayfalık şikayet mektubu, “Sayın Hürriyet Treni” diye başlıyordu.

Dilekçeyi yazan eski bir emniyet mensubu, hatta patlayıcı imha uzmanı, Kamuran Tan. Ve karşı çıktığı, yaşadığı köyün yakınındaki taş ocaklarının kayaları delmek için kullandığı tonlarca patlayıcı…

Tan, “İstanbul Boğazı kadar güzel ve önemli” olduğunu söylediği Geyve Boğazı’nın tam ortasında, Nehri ile D125 karayolunun batısında bulunan Akıncı köyünde yaşıyor. İhtiyar heyetinde ve dernek başkanı.

Eski İpek Yolu üzerinde, tarihi bir köy olan Akıncı’yla beraber boğazın üzerinde 20 bin nüfusu barındıran toplam dokuz köy var. Hepsi dereler, şelaleler, anıt ağaçlar ve ıhlamur ormanlarıyla çevrilmişler.

Katledilen ıhlamurlar

Ve bu doğal güzelliğin içinde üç taş ocağı bulunuyor. “Bir firma Ankara’dan izinleri almış, Akıncı köyünde taş ocağı açıyor. Sırada başkaları da bekliyor” diyor Tan.

Ocakların kayaları delmek için kullandığı milyonlarca ton patlayıcının çevreye inanılmaz zarar verdiğini, bu ocaklar için yapılan yollar nedeniyle ıhlamur ormanlarının katledildiğini, köylere giden içme sularının kirletildiğini anlatıyor. “Tahribata, uluslararası tren ve karayolunu kullanan binlerce insan, adeta tozun içersinden geçerek şahit olmakta” diye devam ediyor.

Treni de ezebilir

Üstelik her iki yola da yakın kayalardaki çatlakların giderek tehlikeli hale geldiğini belirtiyor: “Her an bir trenin ya da arabaların üzerine büyük parçalar düşebilir” diye uyarıyor.

Kamuran Tan ve başkanı olduğu köy derneğinin üyeleri dün pankartlarıyla geldiler trene. Gerçi ’nın tren gündemi ağırlıklı olarak depremdi ama onlar kendi gündemlerini yaratmayı başardılar. Hürriyet Hakkımızdır Treni’nin başarısı burada sanırım: Daha güzel bir dünyada yaşama hakkı için herkesin vatandaşlık görevini yerine getirmesini istiyor tren ve giderek o insanlardan daha çok görüyor.

Türk Yoğurdu Patenti

Şubatta yoğurt tebliğini değtiren Tarım Bakanlığı, gelen itirazlar üzerine ‘geleneksel Türk yoğurduğu’ için patent çalışmalarına başladı. ASÜD Başkanı Ali Ülker, daha önceki tebliğde belirtilen limitlerde üretilen bir yoğurdun bir yerden başka bir yere taşınamayacağını belirterek, “Öyle yoğurt olmaz olsa olsa ayran olur” dedi.

Birleşmiş Milletler () bünyesindeki Kodeks Alimentarius’a uyum için bu yıl şubat ayında yoğurt tebliğini değtiren Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, sektörden ve tüketicilerden gelen itirazlar üzerine, şimdi, “Geleneksel Türk Yoğurdu”nun karakteristik özelliklerini belirleyip, patentini almak için çalışmalara başladı. Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Başkanı Ali Ülker, uyum için belirlenen alt limit özelliklerindeki bir yoğurdun bir yerden başka bir yere taşınamayacağına dikkat çekerek, “Öyle yoğurt olmaz olsa olsa ayran olur” dedi.

Tebliğde Türk yoğurdu yoktu

’da “AB Sürecinde Süt Endüstrisi ve Bölgesel Kalkınma Çalıştayı” sırasında konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan ASÜD Başkanı Ali Ülker, bakanlığın, Fermente Süt Ürünleri Tebliği’nde 16 Şubat’ta yaptığı revizyon ile yoğurt üretiminde kullanılan kuru madde alt sınırının olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yoğurt tipleri ve çeşitleri tebliğde ifade edilmemiştir. Türk yoğurdu diyebileceğimiz geleneksel koşullarda üretilen yoğurdun karakteristliği ile ilgili net bir ifade tebliğde yok. Tebliğ sadece proteine alt limit getirdi.”

İçinde yüzde 4.5 yağ olmalı

Ali Ülker, belirtilen alt limitte ancak yerel üreticilerin yoğurt üretebileceğini de anlatarak şunları söyledi: “Çünkü bu özelliklerde yoğurdu bir yerden başka bir yere nakledemezsiniz. Bu kadar düşük kuru madde ile üretilen bir yoğurdu başka şehre taşımaya kalkınca ayrana dönüşür. Türk yoğurdu oldukça farklı özelliklerde. Kaymaklı yoğurdun tadına doyum olmaz. Sağlıklı kaymaklı yoğurdun yüzde 4.5 yağ ihtiva etmesi lazım. Tebliğdeki alt limitle yoğurt, ancak katkılarla üretilebilir. Sadece çok güzel kıvamlı bir yoğurt yediğinizi düşünürsünüz.”

Çalıştaydaki konuşmasında ise ’de süt zincirinin en temel sorununun kayıtdışılık olduğunu vurgulayan Ali Ülker, şu bilgileri verdi: “’deki toplam yıllık süt üretimi 12.2 milyon tondur ve bu miktar 642 milyon ton olan dünya süt üretimi sıralamasında ’yi 16’ncı büyük süt üreticisi ülke arasına yerleştirmektedir. Ancak üretimin sadece yüzde 40’ı süt sanayindeki tesislere giriyor ve kayıtlı olarak leniyor. Geriye kalan yüzde 60’lık kısım ise sadece ekonomik açıdan değil hijyen açısından da denetimsiz. ’deki toplam yıllık süt üretimi 12.2 milyon ton ve bu miktar 642 milyon ton olan dünya süt üretimi sıralamasında ’yi 16’ncı büyük süt üreticisi ülke arasına yerleştiriyor. Ancak kayıtdışılılık oranı da ortada. Avrupa Birliği’nde kayıtlılık, yüzde 95 gibi çok yüksek bir seviyede. Ülkemizde süt zincirinin en temel sorunu kayıt dışılık. İşte bu noktada ambalajlı üretim daha da önem kazanıyor.”

Yoğurt komisyonu tipleri belirliyor

DEĞERLENDİRMESİNDE yoğurdun ‘Türkler’e özgü bir ürün’ olduğunu vurgulayan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan yapılan değerlendirmede, çalışmalar hakkında şu bilgiler verildi:

Türk yoğurdunun, karakteristik özelliklerini belirlenip, patenti tescil ettirildikten sonra Kodeks Alimentarius Komisyonu’na başvuruda bulunulup, ya mevcut uluslararası kodeks standardının değtirilmesi veya uluslararası kodeks standardına ‘geleneksel Türk yoğurdu’nun tanımın konulması yönünde girişimlerde bulunulacak.

Yoğurt tebliğinin hazırlanması için oluşturulan alt ihtisas komisyonu, şimdiye kadar 4 toplantı yaptı. Bu hafta da toplanacak olan komisyonun üzerinde yaptığı çalışmada, yoğurttaki protein oranının yüzde 4’de, asgari katı madde oranının da yüzde 12’ye çıkarıldığı öğrenildi.Ayrıca ‘kış yoğurdu’, ‘süzme yoğurt’ gibi geleneksel, diğer yoğurt tiplerinin de özellikleri ve standardı, sadece yoğurda ilişkin yeni oluşacak tebliğ ile belirlenmeye çalışılacak ve patenti alınıp Kodeks Alimentarius Komisyonu’na başvurulacak.

Komisyon, Silivri yoğurdu, kaymaklı yoğurt, homojen yoğurt ve karışım yoğurt tanımları üzerinde de çalışıyor. Türk yoğurtlarının, Anadolu’nun farklı bölgelerinde üretilen

değik tat ve özelliklerdeki yoğurtların ve geleneksel yoğurdun tanım dışı kalmaması için çalışmaların başlatıldı.

Türk usulü yoğurt nasıl olur

TARIM ve Köyişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede ‘geleneksel yoğurdumuzu diğer yabancı yoğurtlardan ayıran özellik’ler diyerek, şunları sıraladı:

Sadece protein oranı ve kuru madde değerleri yani kıvama ilişkin kriterler olmayıp, fermantasyonun aynı kapta yapılıp, pıhtının bozulmaması, kırılmaması yani set tipi yoğurt olmasıdır.

Bunun yanı sıra mayalamak için kullanılan kültür mikroorganizmalarının belirli oranlarda katılmasıyla sağlanan hafif ekşimsi tadıdır.

Geleneksel yoğurdun kriterlerini belirlemek için günümüze kadar yapılan tüm çalışmalar ve kaynaklar göz önüne alınmaktadır. Bu çerçevede ülkemizde yayımlanan mevzuat ve literatürler incelenmektedir.

Sakarya Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin okul sorunu ortadan kalkıyor

Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri, 2 Kasım’dan itibaren eğitimlerini yeni okullarında sürdürecek.

Okullarının Arifiye Kaymakamlığı’na devredilmesinden dolayı eğitimlerini geçen yıldan bu yana Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi’nde misafir olarak sürdüren Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin okul sorunu ortadan kalkıyor.

Geçen ay okullarının tamamlanmaması ve misafir oldukları okullara alınmadıkları gerekçesiyle Valiliği’ne velileriyle birlikte yürüyen Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri, 2 Kasım’dan itibaren Alandüzü Mahallesi’nde yeni inşa edilen 16 derslikli okullarında eğitimlerini sürdürecek.

Milli Müdürü Murat Yazıcı, Alandüzü Mahallesi’nde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan Sağlık Meslek Lisesi’nin inşaatının tamamlandığını söyledi.

Teslim alınan okulun iç donanımının yapıldığını kaydeden Yazıcı, “İnşaatı tamamlanıp teslim alınan okulun sıralarını ve masalarını yerleştiriyoruz. AGDAŞ’ta okulun doğalgaz bağlantılarını tamamlıyor. 380 öğrencisi bulunan okulda 2 Kasım’da başlayacak.” dedi.

(CİHAN)

Yabancı Diller Bölüm Başkanlığımız 2009 Avrupa Dil Ödülünü Ankara’da Törenle Aldı

Avrupa Birliği ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından yeni ve yaratıcı dil öğretimi ve öğrenimi özelliği taşıyan uygulamalara verilen Avrupa Dil Ödülünü almaya hak kazanan Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanlığı, Ankara’da düzenlenen törenle ödülünü aldı.

26 Eylül 2009 tarihinde Ankara Dedeman Otelin`de çok sayıda davetlinin katıldığı törende bir konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muzaffer Elmas Üniversitesinin ve öğretim konusunda yenilikçi uygulamalara verdiği önemi vurgulayarak Yabancı Diller Bölümünü kutladı. Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. ise yaptığı sunumda destekleri için Rektörlüğe teşekkür ederek tüm elemanları adına aldıkları bu ödülün çok önemli ve değerli olduğunu söyledi.

Çokdillilikten Sorumlu Avrupa Komisyon üyesi ve Devlet Bakanının imzalarını taşıyan ödül belgesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muzaffer Elmas` a teslim edildi.

Pamukova’da Meyve Kasası Yüklü Tır ile Yolcu Treni Çarpıştı

’nın Pamukova ilçesinde hemzemin geçitte meyve kasası yüklü TIR ile yolcu treni çarpıştı. Kazada, TIR sürücüsü hafif yaralandı.

Makinistliğini Zeki Acar ve Hüseyin Kıran’ın yaptığı Eskişehir’den İstanbul’a giden 19019 sefer sayılı Ekspresi, Teşvikiye köyü yakınlarındaki hemzemin geçitte Aytaç Dinçay’ın kullandığı 07 CTY 88 plakalı TIR ile çarpıştı.

Boş meyve kasalarının çevreye saçıldığı kazada, TIR sürücüsü Dinçay hafif biçimde yaralandı.

Yolcu treni, nedeniyle İstanbul’a 45 dakika gecikmeli olarak hareket etti.

(Anadolu Ajansı)